Psiko-Sosyal Açıdan Boşanma

Boşanma ailenin çözülmesidir. Boşanmadan sonra eşler toplumda boşanmış olarak tanınacaklar, herkes karı kocanın ayrıldığını bilecektir. Gelişmiş toplumlarda boşanmalar kanunlarla düzenlenirken, gelişmemiş toplumlarda genellikle bir tarafın isteğine bağlı olarak boşanma gerçekleşir.

Bir toplumda boşanmaların fazla olması sosyal huzursuzluklara sebep olur. Çocukların anne-baba sevgisinden ve şefkatinden yoksun olmasına sebep olur, toplumda problemli çocuk sayısı artar.

Boşanma konusu yalnız hukukçuları değil; sosyologları, psikologları, psikiyatrları ve din adamlarını da ilgilendiren bir olaydır. Boşanma, iki kişi arasında olması, bu iki kişinin birbirinden haberdar olması, karşılıklı etkileşim içinde tarafların birbirinin idrakleri içinde bulunması, tarafların bu münasebete ayrı ayrı bir anlam vermeleri sebebiyle sosyal bir olaydır.

Boşanma, bir sosyal ihtiyaç olduğu zaman varlığını hissettirir. Hukukçular da bu durumu kanunlarla düzenleyerek, ülke gerçeklerine uygun boşanma hukukunu oluştururlar.

Tarih boyunca, bütün devirlerde boşanma olayı olmuştur. İlkel olsun modern olsun her toplum yazılı kanunlarla dini kurallara ya da törelere dayanarak boşanmayla ilgili kurallar koymuştur. Boşanma toplumun temelini oluşturan müessesenin yıkılması anlamına geldiğine göre bu sosyal olaydan cemiyet zarar görür. Bu bakımdan devlet, boşanma olayına müdahale ederek a-ile kurumunu korumaya yönelik tedbirler alır.

Bütün boşanmaların önüne geçecek bir çözüm bulmak mümkün değildir. Fakat boşanmaların bir bölümünü önleyecek çözüm yolları vardır. Ayrıca, yeni çözüm yolları da günden güne tecrübe edilmektedir. Boşanmaları imkan varsa önlemek, eğer bu mümkün değilse daha haysiyetli bir şekle sokmak ve zararlarını en aza indirgemek için bir dizi teklif ileri sürülmektedir.

Bu konu Türkiye açısından oldukça büyük bir önem arz etmektedir. Türkiye’de geleneklerin zayıflaması ile ortaya çıkan boşluğu doldurabilecek yeterli müesseseler yoktur. Ayrıca hukuki düzenlemeler de ihtiyaca cevap verecek güçte değildir. Ailenin yıkılması ile artış eğilimi gösterecek suçlan önleyecek müesseseler yeterli sayıda değildir. Bunun gibi sebeplerden dolayı ülkemizde boşanmaların önlenmesi, diğer Batı ülkelerine göre daha büyük bir önem arz etmektedir.