Sıkça Sorulan Sorular

1. Şeker Hastalarında Cinsellik

“18 yaşından beri şeker hastasıyım. Şeker hastası olduğum için zaman zaman sertleşme problemi yaşıyorum. Şimdi 30 yaşındayım. Bu durum ömür boyu böyle sürecek mi diye kaygılanıyorum. Şeker tedavimi kendim yapıyorum. Şimdi bekârım ancak evlenmeyi düşünüyorum. Kız arkadaşıma bu durumu ne zaman ve nasıl açıklamalıyım?”

Şeker hastalarında sertleşme problemi görülebilmektedir. Hekimler şeker hastası olan kişilere ve eşlerine, şeker hastalığının tedavisiyle birlikte çıkabilecek cinsel sorunlar konusunda da bilgi vermelidirler. Özellikle bu tür hastaların bir psikologla görüşmesinin ruhsal hayatları açısından da önemi vardır. Tıp, hızla ilerlemektedir. Sertleşme problemi psikolojik sorunları da beraberinde getirir.

Şekere bağlı sertleşme problemi devam etse de, çeşitli tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Bu konuda etkili olan ilaçlar mevcut olmakla birlikte belli bir yaştan sonra ise sertliği sağlayıcı protezler önerilmektedir. Bu çareleri bir psikolog yardımıyla mutlaka tartışmalı ve bunlardan yararlanılmalıdır. Mutlu ve huzurlu yaşamak, şeker hastalarının da hakkıdır. Kız arkadaşına bir an evvel durumu uygun bir ortamda mutlaka açık ve net olarak anlatmalısın. Bu konuda kaygılanıyorsan bir psikolog bu konuda yardımcı olacaktır.

2. Cinsel Uyarıcılar

“Ben cinselliğin hem uzun sürmesini hem de fazla zevk vermesini isteyen bir erkeğim. Cinselliği seviyorum. Cinsel ilişkiden zevk alıyorum. Bu konuda pek çok şey okumak, öğrenmek, kendimi geliştirmek, bilgilenmek istiyorum. Cinsel yönden daha uzun ve zevkli saatler geçirmek için cinsel uyarıcılardan bahsedildiğini duydum. Acaba bu tür uyarıcıları mı yoksa doğal uyarıcı besinleri mi tercih etmem daha doğru olacaktır?”

Cinsellik tat alınması için gerçekleştirilen doğal bir olaydır. Teiniz, hoş, güzel yaşanmalıdır. İnsan bu konuda kendini yenile-meli, geliştirmelidir. Her güzel şeyde olduğu gibi, cinsellikte de pek çok güzel bilgiler öğrenilir ve her an daha güzel, değişik yollar keşfedilir. Yani insan bu konuda kendini sürekli geliştirebilir.

Uzmanlar doğal besin şeklinde kullanılan ceviz gibi uyarıcıların daha sağlıklı olduğu konusunda hem fikirdirler.

3. Genç Kızlarda Mastürbasyon

“18 yaşında bir genç kızım. Bazen içimden bir dürtünün geldiğini ve kendimi kontrol edemediğimi fark ediyorum. Mastürbasyon yapmak sağlıklı mıdır? Ailem, özellikle annem sık sık ‘Sakın böyle bir şey yapma,’ diye beni uyarıyor.”

Mastürbasyon yapmak normal, doğal ve sağlıklı bir dürtüdür.

Bu konuda bilmen gereken şey, genç kızların da erkekler gibi mastürbasyon yapmalarının normal olduğudur. Bu olay, günah ya da ayıp değildir. Öncelikle hijyen kurallarına uymaya dikkat edilmelidir.

4. Lezbiyen İlişkiler

“Ben 25 yaşındayım. 16 yaşındayken, iki kız arkadaş bir cinsel ilişki denemesi yaptık. Bu ilişki için arkadaşım bana çok ısrar etti. Ben de kabul ettim. Şimdi evliyim ama içimde hep bir korku var. Bu tecrübe suçluluk hissetmeme neden oluyor. Acaba benim lezbiyen dürtülerim mi var?”

Bu tür ilişkiyi yaşayan çoğu bayan bu kaygıyı taşımaktadır. Bu deneyim sizdeki cinsel uyanış ve merak duygusunun sonucudur. İnsanlar, hayatlarının bir döneminde böyle durumları yaşamış olabilirler. Bu, o kişinin ne homoseksüel olduğuna işaret eder, ne de senin durumunda olduğu gibi lezbiyenliğe. Bu, ilk uyanış ve merakla yapılan doğal bir dürtüdür. Korkmana gerek yok, hiç suçluluk duymamalısın. Masumca bir olay seni ve cinsel hayatını engellememeli. Cinselliği korkmadan ve doyasıya yaşamalısın. Cinsellik iki kişiye de haz, hoş duygular ve zevk veren bir olaydır.

5. Cinsel Merak

“21 yaşındayım. İnternette cinsellik konularındaki web sitelerine bakıyorum. Arkadaşlarım ve ailem sapık diye üzerime geliyorlar. Bu konunun sapıklık olmadığını onlara nasıl anlatabilirim?”

Her insan seks dergilerine ve web sitelerine bakabilir. Bu çok normaldir. Hatta belli yaşlarda bu ilgi daha da yoğunlaşabilir. Bu yoğunluk çok sağlıklı bir gelişmenin sonucudur. Bir süre, özellikle gençlik döneminde etkisini sürdürecektir. Her gençte ortak bir durumdur. Bu konuda bir şeyler görür veya bir şeyler yakalarlarsa paniğe kapılıp üzülmesinler.

6. Kadınlar Prezervatif Sevmiyor                  1

“Ben üç senelik evli bir kadınım. Eşim bu seneye kadar geri çekme yöntemini kullanıyordu. Şimdi prezervatif kullanmak istiyor. Prezervatif kullanmak istemesi hoşuma gitmiyor. Hatta bu konuda kavgalarımız oluyor. Ben eşimi sevmeme rağmen onu kırıyorum o da ilişkide bulunmuyor. Bu durumda ben onun ilişkiye girme teklifini istememe rağmen reddediyorum.”

Çoğu kadın ilişkide prezervatif kullanıldığında sanki kocaları onları sevmiyor gibi bir fikre kapılıyorlar. Prezervatif kullanmanın sevgi ile bir ilişkisi yok. Ayrıca dışarı çekme yöntemi çok güvenli değildir. Erkek ilişkide rahat olamaz. İlişkide her iki tarafın da rahat ve gevşek olması önemlidir. Eşinize değişik prezervatifler alarak cinsel hayatınızı heyecanlandırabilirsiniz. Örneğin kokulu, çiçekli, üzeri resimli, şekilli veya değişik renkteki prezervatifleri alarak hem eğlenin, hem de heyecanlı ve rahat bir seks yaşayın. Eğer siz eyleme katılırsanız prezervatif konusundaki olumsuz tavrınız da ortadan kalkacaktır.

7. Oral Seks

“Biz cinsel ilişki olarak değişik ilişkilere seks hayatımızda yer veriyoruz. Bu ilişkilerde özellikle oral ilişkinin çok özel bir yeri var. Hem eşim hem ben bu tür ilişkiden zevk alıyoruz. Bir sorun ortaya çıkabilir mi?”

Hijyene dikkat edildiğinde oral seks yapmakta bir sakınca yoktur. Bu tür ilişkiler yaşamınızı renklendirir ve canlandırır. Eşler ilişkinin süresine, biçimine ve sayısına birlikte karar vermelidirler. Oral ilişkiyi kadın erkeğe, erkek de kadına yapabilir. Bu ilişki boşalma biçiminde olabildiği gibi ilişki öncesinde ön sevişme şeklinde de olabilir.

8. Cinsel İlişkiye Girme Korkusu

“Eşimde cinsel ilişkiye girme korkusu var. İnternette cinsel sitelere bakmak ve CD izlemek bu korkuyu yenmesine yardımcı olabilir mi?”

Cinsel ilişkiye girme korkusu genelde bayanlarda nadiren de erkekte olabilir. Bu, özel bir durumdur. Uzmanlar cinsel alanda eğitici nitelikteki CD ve web sitelerinin değil; konulu, duygusal içerik taşıyan erotik CD’leri ve web sitelerinin izlenmesini önermektedirler. Bu tür desteklerin yeterli olamayabileceğini göz önünde bulundurarak vakit geçirmeden bir psikologdan yardım istemek en doğru hareket olacaktır.

“Evleneli bir yıl oldu ancak hâlâ cinsel ilişkiye giremedik. Eşimle uzun zamandır tanışıyoruz, aynı zamanda da iş arkadaşıyız. Eşim korkuyor. Her şey çok güzel, o ana gelince her şey bitiyor. Kendisiyle konuşuyorum, güzel sözler söylüyorum. Yine bir değişiklik olmuyor. Bu konuda pek çok şeyi denedik. Birbirimize karşı kırıcı olmaya başladık. Tartışmalar, atışmalar ortaya çıkmaya başladı. Ama bir zaman sonra ailelerimiz ‘çocuk istiyoruz’ şeklinde bizi sıkıştıracaklar. Eşimin bu korkusunu yenmesi için neler yapabiliriz?”

Cinsel ilişkiye girme korkusu daha çok psikologların yardımcı olacağı bir alandır. Tıbbi ismi ‘vaginismus’ olarak geçen bu durum, geleneksel toplumlarda daha sık görülmektedir. Böyle durumlarda eşler kendilerine bir süre tanımalıdır. Ama bu süre uzamaya başladıkça aralarındaki sevgi ve saygı azalabilmekte, tartışmalar, suçlamalar ortaya çıkabilmektedir. Bu durum evliliğin ve ilişkilerin sonunu getirebilir. Birbirine kızan iki insan güzel bir cinsellik yaşayamaz. Cinsel ilişkiye girememe eşin elinde olan bir durum değildir, isteyerek ve bilerek yapmamaktadır. Cinsellik ne kadar fiziksel bir ilişki olursa olsun, psikolojik tarafı ağır basmaktadır. Cinsel ilişkiye girememe sorununu çözümü için ilişki yıpranmadan psikolojik destek alınmalıdır.

“Sayın danışman, biz evleneli bir yıl oldu, eşimin ilişkiye girme konusunda korkulan olduğu için onu zorlamak istemiyorum. Cinsel içerikli CD’ler bize yardımcı olabilir mi? Bu tür CD’Ieri bayanlar izlerse cinsellikten uzaklaşabilir mi? Bu tür CD’Ieri ne sıklıkla seyretmek uygun olacaktır.”

Cinsel ilişkiye girme korkusu durumunda öncelikle psikologdan yardım istemek doğru olacaktır. Bu yardımın zamanlaması önemlidir. Yardım almak geciktikçe ilişki zora girmeye başlayacaktır.

Süreç eşler arası iletişimi de bozabilecek kırgınlık ve dargınlıklara sebep olabilecektir. Cinsel ilişki korkusu aileden geçer, baskılar sonucu olabilir. Yanlış ve eksik bilgiler cinselliğin doğru ve tam olarak zevkle yaşanmasını engelleyebilir. İlişki sırasında istemdışı kasılmalar cinsel ilişkinin olmasını ortadan kaldırır. Bu tür kasılmalar kontrol dışı olarak korku, kaygı, endişe sofîu-cu ortaya çıkar. Bu korkular bazen genç kızlara bilgi vermek için, bazen şaka yollu bazen de ayrıntılı açıklamalar sonucu ortaya çıkabilir.

Psikologlar bu tedavilere gevşeme taktiklerinin öğretilmesiy-le başlamayı tercih ederler. Terapi ile devam ederler. Bu durumda cinsel CD’lerle terapi aşaması ile birlikte cinsel bilgilendirme yapılır. Cinsel bilgilendirme aşaması içinde CD’ler rahatlıkla kullanılabilir. Bu iş için kullanılacak CD’lerin içerikleri çok önemlidir. Rahatlama sağlamak yerine daha fazla kasılmaya ve korkuya neden olunmamalıdır. Terapide kullanılacak cd’ler konunun uzmanı tarafından seçilmiş olmalıdır. İçeriklerinde korkutucu, sadist sahneler olmamalıdır. Direkt ilişkiyi göstermeyen, doğal yaşamda görebileceğiniz kişilerin oynadığı CD’ler olmalıdır. Bu konuda özellikle hazırlanmış çalışmalar bulunmaktadır. Cinsel CD’ler kadın ve erkeklerde cinsel isteği artırmaktadır. Sadece cinsel cd’ler ilişkiye girememe konusunda yeterli olmaya; çaktır. Bu araçlar terapiyle birlikte daha etkili olabilecektir.

9. Genç Erkeklerde Mastürbasyon

“17 yaşında derslerinde başarılı bir lise öğrencisiyim. Basketbol oynuyorum. Ancak genel olarak hırçın ve zaman zaman içime kapanık oluyorum. Mastürbasyon da yapıyorum ardından da pişmanlık duyuyorum. Arkadaşlarımın da buna benzer sorunları olduğunu biliyorum. Mastürbasyonu ne sıklıkla yapabilirim?”

Söyledikleriniz pek çok gencin durumunu yansıtmaktadır. Bu yaşlarda cinsellik dürtüsü daha belirgindir. Gençlik döneminde mastürbasyon yapmak doğal, sağlıklı ve normal bir olaydır. Özellikle bu yaşlarda sık mastürbasyon yapan pek çok genç pişman olduğundan, üzüldüğünden ama kendine engel olamadığından söz eder. Bu konuda kendini engellemeye çalışmak sağlıklı değildir. Mastürbasyon yaptığında korkman, pişman olman gereksizdir. Mastürbasyon yapma sıklığı ile ilgili bir ölçü verilemez; ama bu dönemde mastürbasyonun sık yapılmasında hiçbir sakınca yoktur.

10. Mastürbasyonla İlgili Korkular

“18 yaşındayım. Mastürbasyonu bazen günde üç veya dört kere yaptığım oluyor. Arkadaşlarım ve çevrem sık sık mastürbasyon yapmanın tehlikeli sonuçlara yol açabileceğini hatta kısır kalabileceğimi bile söylüyorlar. Sık mastürbasyon yapmanın bir tehlikesi var mı?”

Gençlik döneminde cinsel dürtüler artar. Bu yaşlarda sık mastürbasyon yapmak doğaldır. Sık mastürbasyon yapıldığında cinsel güç, istek veya cinsel performans azalmaz. Mastürbasyon yapmak kısırlaşmaya neden olmaz. Büyükler, bazen gençlerin cinsellik konusuna kendilerini fazla kaptırdıklarında ders çalışamayacağını, işlerini ihmal edeceğini düşünerek kaygılanırlar ve bu tür sözler edebilirler.