Bahar Sendromu

Bahar Sendromu

Her yıl kasvetli kış mevsiminden çıkarken bu sendrom yaşanır. Kışın soğuk, karanlık, kapalı havası insanları sıkmış, yormuş, biraz da depresyona sokmuştur. Heyecanlar, coşkular, mutluluklar, azalmıştır. Soğuk, puslu ve yağışlı havalardan güzel sıcacık, aydınlık, insanın içini açan havalara girerken genellikle bir bocalama, durgunluk, iştahsızlık gibi belirtilerle kendini gösteren bahar sendromu görülür. Bahar veya yaz beklentilerini de içeren bu tablo, özellikle bahar aylan geçtikten sonra kendini gösterip sonra yerini yeniden soğuk ve kapalı havalara bıraktığında daha belirgin olarak hissedilir.

Özellikle bahar, yeniden doğma, yeniden uyanış anlamına gelir. Hatta bazı dinlerde ve mitolojide “yeniden diriliş” anlamını da içerir. Bahar sendromunda yorgunluk, mutsuzluk, güçsüzlük hissi, hiçbir şey yapmama isteğinin baskın olması gibi sayılabilecek birçok semptom kişiye sanki yalancı bir depresyonu çağrıştırır. Ama bu tabloya depresyonun bazı özellikleri de eşlik etmektedir. Bazen bahar sendromu depresyonla karışabilmektedir. Bu sendrom kişinin kendini mutsuz hissetmesi anlamına gelmektedir. Ayrıca en önemli tarafı, kişinin kendini güçsüz hissetmesi ile bir miktar yorgunluk ve isteksizlik olmasının, onun ve karşısındaki kişilerin yanlış anlamalarına ve kayıplarına yol açabilmesi dir.

Son günlerde yaşanan ekonomik krizle bahar sendromu birleşti. Özellikle, ortaya çıkabilecek ekonomik krizler insanları gergin, sinirli, mutsuz, beklentisiz, çaresiz ve öfkeli hale getirebilmektedir. Bu tablo şu anda bizim ülkemizde yaşanıyor. Belki daha da uzun sürebilecek. Burada bireylerin bir beklentisizlik dönemine girdiği gözlenebilen durumlardandır. Şu an hem bahar sendromu hem de yoğun ekonomik kriz sendromu bir arada yaşanıyor.

Bahar sendromunun bu kadar yoğun yaşanmasının bir nedeni, ekonomik krizle etkilerinin birleşmiş olmasıdır.

Bahar sendromundan kolayca nasıl çıkilabilir?

1.  Genellikle bu sendrom “Pazartesi Sendromu”na benzer. Kişi hiçbir yardım almadan ama biraz, zorlanarak bu süreçten çıkabilir.

2.  Bazen süreçten çıkmak uzun sürebilir. Böyle durumlarda uzman bir psikologdan yardım almak gereklidir.

3.  Kişi hiçbir ilaç kullanmadan da gevşeme, rahatlama yöntemlerini uygulayarak bu sendromu atlatabilir.

4.  “Duyarsızlaştırma” adlı psikolojik yöntem de bu tablodan çıkmaya yardımcı olabilir.

Kişinin kendi yapabilecekleri ise;

1. Dışa açılmak,

2.  Bu problemini öncelikle yakınları ile sonra da arkadaşlarıyla paylaşmak, onların da bu konuda neler yaptıklarını öğrenip güçleri birleştirmek,

3.  Hoş yemekler yapmak,

4. Yeni ortamlara girmek ve yeni kişilerle tanışmak konusunda kendini zorlamak,

5. Yeni giyecekler almak,

6. Renkli kıyafetler giymek,

7. Etkili iç çamaşırları giymek,

8.  Masaj yaptırmak,

9. Bahçeyle uğraşmak veya çiçek yetiştirmek,

10. Hayvan almak veya bir merkeze gidip bir süre hayvanlarla birlikte vakit geçirmek,

11.  Çocuklarla daha fazla vakit geçirmek,

12.  Gençlerle sohbet etmek,

13. Yaşlı ve tecrübeli kişilerle sohbetlerde bulunmak. Bunlar ve daha niceleri, bireyi hem rahatlatacak hem de kendine bakan biri hale getirecek.