Dedikodu

Dedikodu, insanlar arasında hep var olmuştur. Dedikodu insanların, rahatlamayı sağlamak için seçtiği bir yoldur. İnsanlarda var olan merak duygusu dedikoduyu doğurmaktadır.

Bize çoğunlukla kadınların dedikodu yaptığı empoze edilir. Ancak kadın ya da erkek her iki cins de dedikodu yapmaktadır.

Kadınların daha fazla dedikodu yaptığı, gerçekdışı bir düşünce değildir.

Kadınlar çalışma hayatına son 30 yıldır girmeye başladılar. Yani dedikodu yapmak için kadınların daha fazla vakitleri vardı.

Dedikodu bazen bir psikologla görüşmenin yerine geçebilmektedir. Genellikle bizim gibi, çok zengin olmayan ülkelerde, bir psikologun işlevini bazen arkadaşlar, bazende aile bireyleri yerine getirirler. Örneğin, bir problem olduğunda kişi hemen anne veya babasına problemi açar ve onlardan yardım ister. Bazen de kişi problemini arkadaşlarıyla paylaşabilir. Burada olay bir paylaşma veya fikir danışma biçiminde olabilir. Ama o arkadaş bazen bu konuyu kendi arkadaşlarına iletir ve konu bir süre içinde dilden dile dolaşmaya başlayabilir. Kişiler çok iyi niyetli olabilirler. Ancak bir atasözü vardır: “Verme sırrın dostuna, gider söyler dostuna”. Bir de bakarsınız ki bu sır yayılıp gider. Hatta sizin söylenmesini istemediğiniz kişilere kadar ulaşır ve sır olmaktan çıkar.

Türk toplumunda kişiler genellikle problemlerini bir profesyonelle çözme yoluna gitmezler. Yani, bir psikologa danışmak, kabul gören bir yöntem değildir. Hep, psikologa gitmek için deli olmanın gerekli olduğu düşünülür.

Bazen psikolojik yardım almak, çok pahalı ve çok uzun süren, bitmek bilmeyen bir yol olarak düşünülmektedir. Türkiye gibi az gelişmiş ülkelerde, sağlık sigortası sistemi de sağlıklı işlememektedir.

Bu gibi nedenlerle, önemli sorunlar arkadaşlar arasında çözüme ulaştırılmaya çalışılır.

Özellikle bizim ülkemizde, en iyi dert anlatılan veya dedikodu yapılan yerlerden birincisi, kuaför veya berberlerdir. İkinci en iyi dert anlatılan yer, diş doktoru ya da barmenlerdir. Genellikle kadınlar, hem diş doktorlarına hem de kuaförlerine her türlü sırlarını rahatlıkla açabilirler.

Özellikle bu iki mesleği yapan kişiler de, en iyi dert dinleyen veya dedikodu taşıyan kişilerdir. Ama yerine göre çok iyi sır saklayabilirler.

Bazen kişi dedikodu ile vakit geçirebilir. Bazen de psikolojik destek alarak, kendini daha rahatlamış hisseder.

Bazen estetik cerrahlar da psikolojik olarak dert dinler konumunda olabilmektedirler.

Biz psikologlar her konunun herkesle konuşulmamasını, gizli ve cinsel durumların mutlaka bir uzman psikologla konuşulmasını tasvip etmekteyiz. Burada doğru, sağlıklı ilişki ve doyum profesyonel birinin yardımıyla mümkün olabilmektedir.