İntiharlar Neden Arttı?

İnsanlar son günlerde daha fazla intihar girişiminde bulunuyor. Bu intiharların bir kısmı ölümle sonuçlanıyor. İntihar girişimi ölümle sonuçlanmasa bile böyle bir girişimi yapan kimsenin mutlaka yardıma ihtiyacı vardır. Bu yardım bir profesyonel tarafından yapılmalıdır. Bazen intihar girişimini yapan kişiyi seyredenler kendisine kızdıkları için veya onların sözünü dinlemediği için “Hadi atla, atla” diyerek tempo bile tutabilmektedirler. Bu tip davranışlar kişilik bozukluğu veya kişilik zayıflığı olan kişilerde intiharı kesin olarak ölümle sonlandırabilmektedir. Bu durum insanlık açısından ürkütücüdür.

1. İntihar girişimi depresyondan kaynaklanabilir.

2.  Ergenlikte “Beni fark et” şeklinde bir mesaj vermek için olabilir.

3.  Ya da yaşlılarda işe yaramazlık veya yük olma duygu ve düşüncesiyle birlikte oluşabilir. Tüm bunlar gerçek intiharlardır.

4. Bir diğeri ise medyatik intiharlardır. Medyatik intiharlarda konu para istemek, sevgilinin geri dönmesi veya evden ayrılan eşin eve dönmesi isteği olabilir. Konu her ne olursa olsun sonuçta bir ölüm yaşanabilir. Ölüm olmasa bile yapılan iş ruh sağlığı açısından sağlıklı bir yol değildir.

Böyle durumlarda ister medyatik olsun ister gerçek intihar girişimi olsun girişim sonucu kurtulan kişinin mutlaka bir psikolog tarafından görülmesi gerekmektedir. Hem intiharın sonuçlarının değerlendirilmesi, hem de kişiyi intihar gibi sonsuz olabilecek bir duruma sürükleyen konular üzerine kişiye profesyonel bir psikolojik yardım gerekebilir.

Sıcaklar ve Medya Psikolojimizi Bozuyor

İnsanlar psikolojik olarak fazla sıcak havalardan ve nemli havalardan psikolojik olarak olumsuz etkilenirler. Kışın da soğuk, kapalı, karanlık havalar insanları etkileyebilir.

Kış havaları daha çok depresyonu veya hipokondriak şikâyetleri tetikler. Yazın ise havaların sıcak olması veya sıcak havaların uzun süreli devam etmesi panik atak, fobi, obsesyon gibi psikolojik rahatsızlıkları tetikleyebilir.

Böyle sıcak günler de insanlar kalp krizi geçirme, tansiyon sonucu felç olma, mide sorunları yaşama, yenilen gıdalardan zehirlenme, bağırsakların bozulması, ishal olabilme, hatta beyin felci geçirme tehlikesi gibi risklerle karşı karşıya kalabilme ihtimaliyle yoğun korkulara kapılabilirler.

Bu korkular bazen kendileri ile ilgili olabileceği gibi bazen de yakınları veya çocukları için olabilir. Örneğin çocuklar için güneşte kalmasıyla, güneş çarpması geçirebileceği gibi korkular geliştirebilecekleri gibi biraz toplu olan anne veya babalar için de sıcak bir havada kalp krizi, beyin kanaması veya felç geçirebilme riskine karşı korku geliştirebilirler. Son yıllarda ise cilt kanseri çok korkulan, panik atak veya takıntı geliştirebilecek rahatsızlıkların başında sayılmaktadır.

Bu rahatsızlıklar sonucu ortaya çıkabilecek korkular konusunda medyanın rolü çok önem kazanmaktadır. Medya bir rahatsızlıktan bahsettiğinde ve bu rahatsızlığın üzerinde fazlaca durduğunda kişilerde genellikle korkular, panikler ortaya çıkabilmektedir. Yoğun olarak kanser veya kalp krizi konu ediliyorsa kişilerde değişik şekillerde korku ortaya çıkabilecektir.

Yaz aylarında sıcaklarla birlikte kalp şikâyetleri, tansiyon şikâyetleri ve cilt sorunları daha fazla ortaya çıkar. Bu şikâyetlerin artması ve önlem alınamaması sonucu ölümler daha da fazlala-şır. Bu durum panik ataklarda, paniği tetikleyeceği gibi ölüm korkusunu daha da artırabilecektir. Yine yeni bir psikolojik rahatsızlığın tetiklenmesinden de bahsedebiliriz. Bu rahatsızlık şişmanlık korkusu veya “zayıflamalıyım,” “zayıflayamam, güzel olamam” korkusudur. Bu durum yaz aylarında medyanın etkisiyle yoğunlaşır. Medyada diyet ve rejim reçeteleri, güzel mayolu, bikinili kadın resimleri ile doruk noktasına ulaşır. Tüm güzel kadınların ince, tığ gibi olması gerektiği düşüncesi pek çok kadının felaketi olur. Hatta bu durum çok zayıf kadın veya genç kızları bile etkiler.

Bu durum yaz aylarında farklı bir psikolojik rahatsızlığı da tetikleyebilmektedir. Bu rahatsızlığın adı bu medya ataklarının sonucunda ortaya çıktığı için güzel kadın resim ve fotoğrafları ile dolu medyanın sonucunda ortaya çıkarabilecek sinir bozukluğudur. Yine bu ince ve güzel kadın resimleri ile dolu medyanın tetiklemesiyle yeme bozuklukları olarak adlandırılan “anoraksiya” ve “bulimya” gibi psikolojik rahatsızlıkların ortaya çıktığım ve bu rahatsızlıklardan dolayı tedavi görmüş iyileşmiş kişilerde rahatsızlığın yeniden hortladığını görebilmekteyiz.