Aile Yapısı

Aile, insanın içinde büyüdüğü topluluktur. İnsanın kendisi ve diğer insanlarla olan ilişkisini belirler. İnsanın kendi imgesini oluşturur ve insanlar arası ilişkilerinin sınırlarını ve olasılıklarını meydana koyar. Kişinin sosyalleştiği ilk kurum ve önemli duygusal bağların alanı olduğu için aile, toplumun alt sistemleri içinde özel bir yere sahiptir. Ama bu özel rolüne rağmen aile kendisini çevreleyen sosyokültürel ilişkileri ve yapıları unutmamalıdır. Bir Robinson ailesinin sosyal bir boşlukta yaşamasının olağan olmaması kadar; bir Robinson Crusoe’nun da insanlar arası ilişkileri olmadan yaşayabilmesi olanaksızdır. Bu gözlem her yer için geçerlidir ve aileyi tarif edecek her girişimde veya aileyi tedaviye yönelik kullanmayı düşünülen her durumda göz önüne alınmalıdır.
Aile, baba, anne ve çocuğu kapsayan biyolojik topluluk olarak tanımlanabilir. Ama aynı zamanda ailenin vekili ya da alternatifi olabilen tüm kurumları da bu tarife katmalıyız.
Reyam’a göre “aile” kelimesi Latince fames (açlık) kelimesinden türemiştir. Esasında, aile, temel ihtiyaçları karşılayan ve koruma sunan insan topluluğudur. Açlığı ve gereksinimi geçiştiren biyolojik ve sosyal bir yapı olarak aile, insanlar arasında kendi özel şekillerini geliştirmiştir
Aile, ebedi bir biyolojik ve psikolojik birim gibi görünmesine rağmen, aile formları insanlık tarihi boyunca değişmiştir. Ama ailenin bir tek bakış açısı aynı kalmıştır: aile bireyin gelişiminin ilk çevresidir.
Çekirdek aile, ana baba ve çocuklardan oluşmuş, yalnızca iki nesil süresince birleşen bir bağdır. Çekirdek aile, bugün Batı toplumunda en yaygın olan aile yapısıdır. Büyükanne ve büyükbabalar, diğer akrabalar ve önemli kişiler bu gruba eklendiğinde, buna genişlemiş çekirdek aile deriz.
Tam aile, çekirdek aileye benzer. Anne, baba ve çocuğu içerdiği zaman tamam sayılır. Ebeveynlerden bir tanesi olmadığında, eksik aile olarak bilinir. 1958 yılında, Batı Almanya’da her oniki çocuktan biri babasız büyüyordu. Yaklaşık olarak çocukların ve gençlerin yüzde yirmisi böyle bir eksik ailede yaşıyordu. Bunun sebepleri arasında, gayri-meşru doğumlar, ayrılma veya boşanmalar, bir ebeveynin ölümü, v.s sayılabilir. İşlevsel olarak eksik aile diye bilinen bir diğer kategori de vardır. Bu grupta, iki ebeveyn bulunur ama kariyer faktörü onların aileleriyle birlikte olmalarına fırsat vermez. Çocuklarıyla ilişkileri genellikle hafta sonu tatilerinde olasıdır, o zaman da birkaç saatle sınırlıdır.
Büyük aile, aynı yerde yaşayıp, ataerkil veya anaerkil bir figür tarafından yönetilen, aralarında kan bağı bulunan birkaç nesilden akrabaların oluşturduğu gruptur. Tarımsal toplumlarda bulunan bu tarz aileler, toprağı, hayvanları ve ürünü ortak kullanır.